Derin Umut: Erbil

Erbil Kayseri Pazarı’nda
Lokumcu, berber, marangoz ve aktar
Çaycı, kunduracı, kasap ve terzi
Kepenklerinde bitmez hasret
Soluk resimler serin duvarları okşar
Esnaflık en az üç nesil
Sadece bal değil, bir tutam aşk her köşesi

Sıcak Mezopotamya’nın çöl kumları ve yemyeşil dağlar arasında tarihi M.Ö. 6000’e uzanan bir şehir, Erbil.

Dünyanın en uzun süre, kesintisiz yerleşik düzen sağlayan şehirlerinin başında geliyor. Çek Cumhuriyeti’ndeki Batı Bohemya Üniversitesi’nden Karel Nováček (Erbil hakkındaki radyo programını ingilizce olarak dinleyebilirsiniz) ve ekibinin geçtiğimiz yıllarda başlattığı arkeolojik araştırmalar Erbil’in tarihi zenginliğini birkez daha kanıtladı:

“İçkale bölgesinde yaptığımız araştırmalar şehrin 8 – 9 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor. İncelediğimiz her katmanda Asuri şehrin farklı yapılarıyla karşılaşıyoruz; mabetler, saraylar, konaklar…Erbil’i biz bulmadık, muhtemelen o bizi buldu!”

İpek yolunun duraklarından biri olan şehir, Moğollar, Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safevîler ve Osmanlılar ile önemli değişim süreçleri yaşamış. Etnik zenginliği siyasi gücün tuzağına düşünce, son on yıllar savaşlar ve gözyaşlarıyla geçmiş.

Bugün Erbil yaralarını hızla sarıyor. Tüm yerleşim alanları, yollar ve altyapısıyla birlikte, bir kez daha inşa ediliyor. Tarım çok farklı desteklemelerle yeniden yapılandırılıyor. ğitime her zamankinden daha büyük oranda devlet bütçesi ayrılmış.

2010+ Derneği

2010+ (http://www.2010plus.org/) Türkiye ve Irak Kürdistan Bölgesi arasında yoğunlaşan ekonomik ilişkilerin yanı sıra, kültür ve sanat etkinliklerinin düzenlenmesine hizmet veriyor, sosyal içerikli projeler geliştiriyor. Kurucu üyeleri kendilerini şöyle tanıtıyorlar: “Biz farklı diyarlardan gelip Erbil’de biraraya gelmiş 2010+’ın 5 kurucu üyesi Ferda Cemiloğlu, Mahmoud Zebari, Melis Birder Selcen, Nurgün Güney Dizayi ve Rizgar Kadir’iz. Üzerimizde İstanbul, Şam, Amediye, Bursa, Senare, New York, Şermin, Diyarbakır, Dinarte, Ankara kokusu var, ve en çok da Erbil havası. Bazılarımız daha önce tanışıyordu, hatta yıllardır. Bazılarımız henüz tanıştı ama amaç bir olunca sanki yıllardır kurmayı düşlediğimiz dostluğun ve 2010+’ın içinde bulduk kendimizi. Hepimiz aktif olarak profesyonel hayatlarımıza devam ediyoruz. İşletme, ekonomi, biyoloji, belgesel sinema, hukuk ve filoloji eğitimleri aldık ve Türkçe, Kürtçe (Badini/Sorani), İngilizce, Arapça, Fransızca, Farsça ve az da olsa İtalyanca ve Almanca biliyoruz.”
Geçtiğimiz ay 2010+ derneği tarafından, tarım, çevre değerleri ve çocuklara yönelik eğitim projeleri hakkında bir dizi görüşmeler yapmak üzere, Mardin Çevre Ekoloji ve Yaban Yaşamı Destekleme Derneğinden Nusret Çakar ile birlikte, Erbil’e davet edildik. Yaptığımız görüşmelerde, devlet yetkililerinin sivil toplum örgütlerine olan inancı ve saygısı etkileyiciydi. Projelerin başarısında ve sürdürülebilirliğinde nitelikli ekip çalışmasının, finansman ihtiyaçlarının önünde kritik güç oluşturduğu gerçeği Erbil’deki tüm toplantılarda bizlere hissettirildi. Hiç şüphesiz, zor yılların ve kültürel mirasın önemli bir meyvesiydi bu anlayış…

Irak’ta Tarım, Ormancılık ve Ekoloji

Geçici Koalisyon Yönetimi Başkanı Paul Bremer’in, 2003’de Irak savaşı sırasında koyduğu “100 kural” içinde 81. madde diğerlerinden farklıydı. Savaşın acımasızlığı içinde yaşanan sivil felakete ek olarak, %97’si geleneksel tarım yapan Irak köylüsünün yüzyıllardır koruyup geliştirdiği yerel tohumları kullanması yasaklanıyordu. Bitki Çeşidi Koruma (PVP-Plant Variety Protection) olarak amacını ifade eden kural, sadece Lisanslı-Genetiği Değiştirilmiş tohumlarının kullanımını koşul koydu ve ABD’li tohum devlerininin Irak’a tek tip tohum satışına yeşil ışık yaktı. Abu Ghraib kentinde kurulu Irak Gen Bankası’nın Bush yönetimince hapishane olarak kullanımı ve bankada yer alan tohumların “talihsiz yokoluşu” savaşın diğer bir kaotik sonucu olamazdı. Aradan geçen senelerde ithal edilen modern tohumlar Mezopotamya ovalarına bereket vermedi; gıda ürünlerinin çok büyük bir bölümü ithal edilerek geçici çareler oluşturuldu.

Bugünkü Irak yönetimi tarımda kendine yetebilirlik ve gıda güvenliği meselesini çözmeye çalışıyor. 1980’lerden itibaren süren savaşlar ülkenin bu süreçte tarımsal faaliyetlerine büyük darbe vurmuş. Sulama sistemlerindeki eksikler topraklarında aşırı tuzlanmaya yol açmış. Irak’lı çifçilere sunulan, en az 4 yıl geri ödemesiz, 100,000 ABD$’lık nakit krediler için faiz alınmıyor. İç üretimin desteklenmesi için bazı ürünlerin ithalatı gümrük vergileri ile zorlaştırılıyor veya yasaklanıyor (örneğin, patates). Altyapı projeleri için gerek iç ve gerek dış yatırımcılara farklı oranlarda avantaj sunan ekonomi-destek paketleri başlatılmış.

Önemli ürümleri arasında yer alan (yaklaşık 400 bin hektar alanda) incir ve üzüm yanında, zeytinciliğin yeniden canlandırılmasına önem veriliyor. Fıstık çamı konusunda Türkiye’den destek isteniyor. Kürdistan Bölgesi Tarım Bakanlığı’na bağlı Ormancılık Genel Müdürü Hussen Rahim her yıl en az 2 milyon ağaç fidesi yetiştirdiklerini ve bu fideleri bedelsiz olarak halka dağıttıklarını ifade ediyor. 2011 yılının orman yılı olması sebebiyle, ilköğretim çağı çocukları için Eğitim Bakanlığı işbirliğinde yapmayı hedefledikleri projeye 2010+ Derneği de destek sözü veriyor.

Kürdistan bölgesi Başbakanı Barham Ahmad Salih’in eşi, Dr. Sarbagh Salih doktorasını İngiltere’den almış bir ziraatçi. Son dönemde Irak demokrasisi için düzenlenen etkinliklerde de yer alıyor. Eğitim yılları sonrası, ABD’de Tarım Bakanlığı bünyesinde Maryland’de meyve ağaçları, karantina ve hastalıklar konusunda çalışmış. Dr. Salih bizlere özellikle çocuk eğitimi için, ekoloji ve çevre bilinci konularında her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti. Nature Irak (www.natureiraq.org) ve Twin Rivers Ensititüsünde (TRI) proje çalışamalarının yanısıra, Dr. Sarbagh Salih uzun yıllar ABD’de Harvard Üniversitesi’nde eğitim veren, 18 yıl Çin’in flora haritası üzerine çalışan ve Irak’ta taksonominin babası kabul edilen Dr. İhsan Shahbaz ile Irak florası konusundaki ortak araştırma çalışmalarını sürdürüyor.

Eğitim Bakanı Safin Dizayi ve ekibi ile yaptığımız toplantılarda, bakanlığın Tarım Bakanlığı ile ilköğretim çağı çocuklarının ağaç dikme ve çevre bilinci konusunda hedeflenen ortak projesi detaylandırıldı. Projenin Erbil’de başlatıldıktan sonra tüm bölge okullarını kapsaması için destek sağlanacağı anlatıldı. Bakan Dizayi, “Projeye çok inanıyoruz. 2010+ derneğinin kısa süre içinde yaptıkları ortada. Sizlerin şehrimize gelerek bizlere destek olması önemli bir motivasyon kaynağı. Bu ekip ile birlikte başaracağımızdan kuşkum yok” dedi.

Çocuklar için fidan dikme ve çevre bilinci eğitimi

Tohum, çevre ve ekoloji bugüne dek Erbil’de hiç öncelikli bir mesele olmadı. Uzun savaş yıllarını geride bırakan şehirde okulların birçoğunda hala kalorifer tesisatı yok. Önümüzdeki yıllarda Eğitim bakanlığının okullarda yatırım seferberliği bina eksiklerini tamamlamakla sınırlı kalmayacak. Eğitim Bakanı Safin Dizayi çocukların doğaya yakınlaşmasının ve toprakla erken yaşlarda buluşmasının önemine inanıyor. Bu amaçla Tarım Bakanlığı’ndan tahsis edilen arazide önümüzdeki eğitim yılında, 1. sınıf öğrencileri ilk ağaç fidelerini dikecekler. Ağaç fideleri sulanacak, bakımları takip edilecek ve arazinin bulunduğu alanda uygulamalı seminerler düzenlenecek. Projenin kapsamı konusunda Mardin Çevre Ekoloji ve Yaban Yaşamı Destekleme Derneğinden Nusret Çakar sivil toplum deneyimlerini ve elinde bulunan dokümanları yetkililerle paylaştı. Çocukların yanı sıra ailelerin bu bilince yakınlaşmasının projenin sürdürülebilirliği açısından önemi tartışıldı.

İlk adımda sadece fidan dikilmesi hedefleniyor, ancak çevre ve ekolojinin daha bütüncül bir bakış açısında incelenmesi projenin yaygınlaşmasını ve kalıcılığını güçlendirecektir.

– Evlerde tüketilen meyve çekirdeklerinden fidan üretmek,
– Atık pil toplama istasyonları oluşturmak,
– Kompost hazırlama,
– Sulama, gübreleme, budama, belleme, aşılama süreçlerini tatbik etme,
– Sağlıklı beslenme için doğa dostu tarım

proje başlıklarından bazıları…

İlk etapta pilot olarak seçilecek okullardan birer öğretmenin eğitiminin verilmesi projenin ilk uygulama adımını oluşturuyor. Çocukların eğitim çalışmaları başladığında sivil toplum örgütlerinin yanı sıra, yerel medya organlarının da projeye önem vermelerinin sağlanacağı belirtildi. Çocukların okuldan mezun olana dek kendi diktikleri ağacı takip etmeleri ve onunla birlikte büyümeleri sadece bir hayal olmayacak.

Erbil’de savaşların sonunda çocukların ve şiirlerin daha iyimser olmaya ihtiyacı var. Umuyoruz dünyanın heryerinde çocuklar toprağa, fidana ve suya dokunarak eğlenir, paylaşır; çok yaşamsal ve evrensel duygularda…

(Cem Birder, A’dan Z’ye Gıda Dergisi, Eylül 2011)

About cem

Çiftçi ve köylü adayı.
Kenar | Bu yazı Sürdürülebilirlik, Umutlarımız içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s