Yerel tohumlar, Çevre ve Gelişmişlik

Geçen sene 30 Temmuz’da Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde ilk kez gerçekleşen ‘Tohum Takas ve Yerel Ürün Şenliği’ bu yıl ilkbaharın yeşeren toprağında buluşmak üzere, Bayramiç Belediyesi ve sivil toplum kuruluşları desteğinde 21 Nisan’da ikinci kez düzenleniyor.

Biyoçeşitlilik, mutfak kültürü ve gıda lezzet zenginliğinin en önemli unsuru. Tüm dünyada market raflarının dar alanlarında (hem de hep daha yüksek raf katılım bedelleri ile) sıkışan ‘gıda’, toprağın ve onu yetiştiren çiftçilerin özgürlüğüne her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyor. Tanımların standartlarına çerçevelendikçe lezzetini, rengini, besleyicilik değerlerini kaybediyor. Sadece birim fiyatlarla rekabet etmeye mahkum olduğundan beri, onu yetiştirenlerin, üretenlerin iddiasız kimliği yerine reklamlar ön planda yer alıyor, markalar gurur ödüllerine layık görülüyor; ama gıdanın ve toprağında üreticisinin özündeki ruhun yaralanması birçoğumuzun henüz fark etmediği bir gerçek.

Medyanın konuya ilgisinin ancak çok küçük karelerle sınırlı olduğu yorumuyla küçük bir parantez açalım: 22 Şubat’ta İstanbul-Galatasaray’da, Cezayir Apartımanı’nda dinleyici olarak katıldığımız ‘Çarşamba Buluşmaları’ gecesi konuğu Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya idi. Gecenin konusu medya, toplumdaki kaliteli insan ve gelişmişlik meselesiydi. İsmail Küçükkaya’nın kaliteli insan ve gelişmişlik için tanımladığı entelektüel ve maddi kriterlere karşın biz konuyu daha somut 3 kriterde önerdik:

  • Etik üretim yapmak (kendine, kişilere ve çevreye zararlı olmayan, görünen kısmı ile hedefin farklı olmadığı işler yapmak)
  • Cesur olmak
  • Sağlıklı olmak

Okuryazarlığın aydın insana dönüşümünü sığ kritelerle yücelten sistematikler, ne yazık ki gelişmişlikten söz açıldığında şehrin yüksek binaları ve rekor kıran ihracat rakamlarıyla istatistikler yapmayı yeterli görebiliyorlar.

Gelişmişlik parayla, binayla oluyor mu?

Utah Üniversitesinde Biyoloji bölümünde öğretim üyeliği yapan Çağan Şekercioğlu bakalım ne diyor gelişmişliğimiz hakkında? Şekercioğlu, 2011’de  National Geographic’in genç “kaşifleri” arasına girmiş ve Beyaz Ev tarafından davet almıştı.

“Maalesef durum giderek kötüye gidiyor ve Türkiye’nin doğa koruma açısından sergilediği kötü performans giderek dünyanın da dikkatini çekiyor. 2012 Yale Dünya Çevre Endeksi’nde Türkiye daha da gerileyerek, özellikle biyoçesitlilik ve doğal alanlar kategorisinde dünya ülkelerinin yüzde 92’sinin gerisinde kaldı. Bu utanç verici bir durum. Türkiye gibi dünyada liderliğe oynayan ve ilk 10 ekonominin arasına girmeyi hedefleyen ülkemize hiç yakışmıyor. Bu endeks bir kez daha gösteriyor ki, gelişmişlik parayla, inşaatla, binayla, barajlarla olmuyor. Dünyada çoğunluğu 3 biyoçesitlilik sıcak noktasıyla kaplı olan tek ülke olan güzel ve doğa zengini ülkemiz, çevre performansında sonlardaki konumunu hak etmiyor. Çevre endeksinin en üst sıralarındaki ülkelere bakarsak, bunlar refah, eğitim, hayat standardı ve mutluluk düzeyi de en yüksek ülkeler. İsviçre, Norveç, Lüksemburg, Avusturya, İngiltere ve İsveç gibi hepimizin yaşamaya can attığı ülkeler. Yani kaliteli bir yaşam ile sağlıklı bir çevre elele gidiyor. Öte yandan bizi geçmiş ya da bize yakın ülkelerin arasında ise Angola, Kongo, Mozambik, Moldovya, Sudan, Suriye, Haiti ve Nijerya gibi iç savaş ya da diğer ciddi sorunlar geçirmiş, yoksul ve perişan ülkeler yer alıyor.”

İdealizm Aristo zamanında mı öldü?

22 Şubat 2012 akşamı buluşmasında, Sayın İsmail Küçükkaya, ‘yerel tohumların önemi ve varlığı konusunda toplumsal bilinç oluşturulması için gazetelerin konuya daha fazla yer vermelerinin gerekli olduğu’ görüşümüze karşın ‘böyle haberleri yazarsak gazeteyi kime satacağız? İdealist olmak lazım, ama o da Aristo zamanında kaldı’ demişti.

21 Nisan’da gerçekleşecek buluşmamızın toplumun farklı katmanlarında bir farkındalığa dönüşmesi en büyük arzumuz.

O gün, yerel tohumun ve küçük çiftçilerin, köylülerin, geleneksel ürünlerin, el emeği göz nuru dokumaların yer alacağı pazarda, tohumlar zarflar içinde takas edilecek, sempozyumda davetli konuşmacılar meselenin detaylarına işaret edecekler. Takas günü gerçekleşecek olan ve geniş bir katılım beklenen Açık Alan Tartışması’nda (Çalıştay’da) iki temel konunun ele alınması planlanıyor:

  • Yerel tohumlar; kültürel miras, biyoçeşitlilik ve modern tohumculuk içindeki yeri
  • Katılımcı Sertifikasyon Sistemleri (bu konuda geçtiğimiz yıl, 9 Nisan 2011 tarihinde Buğday Derneği tarafından gerçekleştirilen Türkiye Tohum Ağı toplantısında yaptığımız sunumu inceleyebilirsiniz.)

Buluşmamız, yerel tohumlarımız ve geleneksel köy ürünlerimiz için umuttur, sevinçtir; biyoçeşitliliğin ve paylaştığımız çevrenin güncel tehditlere boyun eğmeyeceğinin güçlü bir adımıdır; gelişmişliğin sadece yüksek binalar ve barajla olamayacağının küçük bir göstergesidir; idealizm bile belki yaşıyordur, göreceğiz…

 

 

 

 

 

 

 

Program

Saat 8.00: Yerel Tohumlar temalı Trans Kazdağı Yürüyüşü’nün Küçükkuyu’dan başlaması,  Yerel Pazar ve Katılımcı Kuruluşların Standlarının Açılışı, Tohum Takas Masası’nın açılışı

Saat  9.00-12.00:  Çalıştay (*)

Saat 13.00-14.00: Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Sakin Tunçer’in açılış konuşması,
Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Abdullah Aysu’nun konuşması, Bayramiç Kadın El Ürünleri Pazarı Açılışı, Trans Kaz Dağları Yürüyüşçülerinin Şenlik Alanına Varışı,

Saat 14.00-15.00: Tohum Takası

Saat 15.00-17.30: Yerel Tohumlar ve Yerel Tatlar Paneli

Konuşmacılar: Defne Koryürek (Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar), İlhan Koçulu (Boğatepe Çevre Derneği), Mustafa Alper Ülgen (Bayramiç Yeniköy Kaz Dağları Ekolojik Yaşam ve Tohum Derneği),  Dr. Seçkin Kaya (Çanakkale 18 Mart Üniversitesi), Prof. Dr. Tayfun Özkaya (Ege Üniversitesi), Prof. Dr. Türker Savaş (Çanakkale 18 Mart Üniversitesi)

Saat 17.30: Kapanış konuşması

(*) Çalıştay  (Yer: Belediye Düğün Salonu; Paralel Zamanlı Oturumlar)

A-Tohum ve Tohumculuk

  • Tohum ve Tohumculuk Yasası
  • Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), gıda güvenliğimiz, biyoçeşitlilik hakkı; gıda egemenliği
  • Tohum ve tohumculuğa yaklaşımımız

B-Katılımcı Sertifikasyon Sistemleri

  • Katılımcı Sertifikasyon Sistemleri (KSS) nedir?
  • Organik Tarım Sertifikasyon sistemi ile arasındaki farklar.
  • Çanakkale’de bu sistemlerin kurulması için neler yapmalıyız? Pilot uygulama için ilk adımlar.

Etkinlik hakkında iletişim için e-posta adresi: bayramictohumtakasi@gmail.com
Telefon numarası: (286) 773 32 42

Etkinlik sürecinde Bayramiç’te, eş-dost evinde konaklama dışında, alternatif öneri:

Varol Otel, rezarvasyon için tel: (286) 773 51 51, e-posta: varol@varolapart.com

Ulaşım için öneri: Truva Seyahat Otobüsleri, Bayramiç şube tel: (286) 773 15 15

About cem

Çiftçi ve köylü adayı.
Bu yazı Adil Ticaret, Sürdürülebilirlik, Umutlarımız, Yerel Tohumlar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s