Devlet Baba daha duyarlı olmalı

1995 yılı itibarıyla yaklaşık 150 bin köyümüzde taşımalı sisteme dönüşen eğitim sistemi sonucu okul binaları boşaltıldı. Muhtarlar inisiyatifinde farklı amaçlarla kiraya veriliyor. Ancak çoğu halen boş, bakımsız ve sanki yıkılmaya terkedilmiş.  Devlet tarafından vatandaşın vergisiyle yapılan yatırımlar çöpe dönüşüyor. Acaba bu alanlarda en az eğitim kadar anlamlı farklı bir faaliyet yaratılamaz mı?

Gönlümüzden ilk geçen, birgün yeniden okul olarak hizmet vermeleri. Ancak o güne dek bu binalar ayakta kalabilecek mi? Ahşap kapıları ve pencere doğramaları çürümüş, camları kaybolmuş; bir kısmının çatıları de çökmüş. Bu yokoluşa seyirci kalmak yerine, binaların düşük yatırım bedelleriyle elden geçirilmesiyle alternatif değerler yaratabiliriz. Bunlardan biri, geleneksel köy ürünlerinin köylerde köylüler tarafından üretimine olanak sağlayacak olan “Köy Üretimhaneleri”.

Bu dönüşüm projesi için TBMM Tarım Komisyonu’nun bazı üyeleri, Tarım Hayvancılık ve Gıda Bakan Yardımcısı Sn. Kutbettin Arzu ve Kalkınma Bakanı Sn. Cevdet Yılmaz ile geçtiğimiz aylarda ayrı ayrı görüştük; kendilerine Pilot Proje amacını içeren benzer öneri dosyasını ilettik.

Bu proje ile,

  • Köylünün köyünde refah ve mutluluğun arttırılması (şehirlere göçün durdurulması)
  • Kontrollü ve hijyen koşullarda geleneksel köy mamul ürünleri üretimi (sağlıklı gıda ürünleriyle Anadolu mutfak mirasının korunması)
  • Resmi izinlere sahip, üretim ve satış süreci (gıdada kayıt dışı ekonomiyi asgari seviyeye çekerek vergilendirme, geleneksel gıda üretimleriyle izinsiz durumdaki köylünün izin sahibi haline gelerek saygınlığının arttırılması)

sağlanabilecektir. Ancak bazı mevzuat değişiklikleri ve yeni düzenlemeler gerektiğinden, projeye birkaç bakanlığın el birliği içinde sahip çıkması şart.

AB’nin geleneksel üreticisini korumayı hedefleyen direktifindeki bazı çarpıcı ifadelere göz atalım:

“(…) Garantili Geleneksel Ürün Çeşidi (GÜÇ) statüsünün getirilmesi, çiftçilerin gelirlerini arttırmakta ve kırsal ekonomiyi destekleyerek daha az gelişmiş veya metropollere uzak yörelerin nüfusunun azalmamasını sağlar. Aynı zamanda benzer ürünler ve yiyeceklerden farklılıklarını garantileyerek ekonomide rol alan ürünlerin piyasa değerini arttırır. Ayrıca, bu statünün ve işaretlemenin getirilmesiyle, tüketiciler satınaldıkları ürünlerin özellikleriyle ilgili açık bilgilere dayanarak daha bilinçli seçimler yapabileceklerdir.”

Bu ifadeler Avrupalılar’a ait. Maalesef, henüz bize değil. 

Bunun yanısıra Köy Evleri yatırım isteyen bir diğer yapı konumunda. Bu kez kendi köyümüzdeki taş bina için 4 Eylül 2011 tarihli bir başvurumuz oldu. Ancak aşağıda linkli (aslı imzalı) dilekçemize henüz yanıt alamadık.

Bayramiç Kaymakamına Başvurumuz

Not: Bayramiç Kaymakamı Sayın Osman Yenidoğan köyümüze gelerek binanın durumunu tespit etmiş, dilekçemiz Çanakkale İl Özel İdaresine havale edilmiştir. Ancak henüz muhtarımızı arayan olmamıştır.

About cem

Çiftçi ve köylü adayı.
Bu yazı Adil Ticaret, Sürdürülebilirlik, Umutlarımız içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s