Yerel Tohumlar için Doğru Mevzuat Talebi ve Biyoçeşitlilik

Avrupa Birliği Komisyonu, Tohumluk ve Üretim Materyali Mevzuatı’nı gözden geçiriyor. Aralarında IFOAM, Slow Food Biyoçeşitlilik Vakfı, Birdlife Europe, Grain, Via Kampesina Avrupa Koordinasyonu olmak üzere Avrupa’nın ekoloji, tarım ve tohum ile ilgilenen belli bir sayıda kurum ve gruplar, konu hakkında Avrupa Parlementosu ve Komisyon Üyeleri’ne yönelik bir Açık Mektup düzenlediler.

Aşağıda, Avrupa’nın tarımsal biyoçeşitlilik alanında çalışan gruplar için bir haberleşme grubundan gelen açıklama mektubundan sonra kampanya mektubu yer alıyor.

Türkiye Tohum Ağı’nın imzasıyla bu kampanyaya destekleyeylim mi, lütfen görüşlerinizi Salı günü 8 Mayıs’a kadar belirtin.

(Çeviren: İlknur Ürkün; Düzelti: Tracy Lord Şen)

Sevgili arkadaşlar,

Belki bildiğiniz gibi, Avrupa Komisyonu (DG SANCO) şu anda Tohumluk ve Üretim Materyali (T&ÜM) (Seed & Propagating Materyal) mevzuatının yeniden ele alınması üzerinde çalışıyor.

Bu gözden geçirme süreci biyoçeşitliliğin geliştirilmesi, tüketici tercihleri, çeşitlilik çiftçileri ve tohum kullanıcı/saklayıcıların durumu bakımından eşsiz bir fırsat.

Bu yalnızca kuramsal bir mesele değil. Mevcut T&ÜM yasal çerçevesi son 20-30 yıl içinde çok ciddi tarımsal biyoçeşitlilik kayıplarına katkıda bulundu. Dahası yoğun-girdiyle-yüksek- mahsul elde edilen tarım modelini teşvik etti. Tohum sektöründe tekelleşme sürecinin destekledi ve çiftçiler ile diğer tohum kullanıcılarının endüstriyel tohumlara bağımlılığının artmasına neden oldu.

Şimdi, sivil toplum örgütleri Komisyon’a ve AB Parlamenterlerine yazdıkları bir Açık Mektup ile, AB tohumluk mevzuatında hem çevreyi hem de tüketiciler ve çiftçilerin tarlalarda ve tabaklarda daha fazla biyoçeşitlilik taleplerini göz önünde bulunduran kararlı bir iyileştirme talep ediyorlar.

Açık Mektup 11 Avrupalı örgüt tarafından ortaklaşa hazırlandı. Mektubu aşağıda ve şu linkte bulabilirsiniz: www.SeedForAll.org

Sizi bu Açık Mektubu imzalamaya davet ediyoruz. Gelecekteki tohum çeşitliliğini korumak ve geliştirmeye yönelik bu ortak çabaya desteğinizi almaktan büyük mutluluk duyacağız.

Lütfen 9 Mayıs 2012’ye kadar cevap verin.

Mektubu ilgileneceğini düşündüğünüz kişilere yönlendirir ve tanıtırsanız seviniriz.

Açık mektubu yazan ve imzalayan kuruluşlar: Arche Noah, IFOAM EU, European Environmental Bureau EEB, Birdlife Europe, Euro Coop, ARC2020, APRODEV, GRAIN, Slow Food Foundation for Biodiversity, European Coordination Via Campesina, European Professional Beekeepers Association

Saygılarımızla,

Pierre Sultana

Arche Noah

Tohum çeşitliliğinin yardıma ihtiyacı var

Nisan 2012

Açık mektup
Sayın

AB Parlamentosu Üyeleri
John Dalli, Sağlık ve Tüketici Koruma Portföyüne Bakan AB Komisyon Üyesi
Dacian Ciolos, Tarım ve Kırsal Kalkınma Portföyüne Bakan AB Komisyon Üyesi
Janez Potočnik, Çevre Portföyüne Bakan AB Komisyon Üyesi
László Andor, İstihdam, Sosyal İşler ve Katılım Portföyüne Bakan AB Komisyon Üyesi
Antonio Tajani, Endüstri ve Girişimcilik Portföyüne Bakan AB Komisyon Üyesi
Andris Piebalgs, Kalkınma Portföyüne Bakan AB Komisyon Üyesi
Johannes Hahn, Bölgesel Politika Portföyüne Bakan AB Komisyon Üyesi

AB Tohumluk ve Üretim Materyali (Seed & Propagating Material) Pazarlanması mevzuatında değişiklik

Sayın Baylar/Bayanlar,

Size, AB Tohumluk ve Üretim Materyali mevzuatını daha olumlu bir hale getirmek ve çevreye, tüketici beklentilerine ve tohum zincirindeki küçük aktörlerin ihtiyaçlarına daha duyarlı hale getirmek için elinizdeki bu fırsatı iyi değerlendirmeniz talebiyle yazıyoruz.

Son onlarca yıldır Avrupa tarımında çok büyük biyoçeşitlilik kayıplarına katkıda bulunan mevcut mevzuatta değişiklik yapılması büyük bir ihtiyaçtır. Bu mevzuat orantısız bir şekilde, hedefleri sırf verim ötesinde olan tohum sektöründeki aktörlere karşı ayrımcılık yapmış ve tüketicilerin daha fazla tarımsal bitki çeşitlerine ulaşma konusunda tercihlerini kısıtlamıştır.

Dolayısıyla, mevzuata yapılacak gözden geçirmede bu dengeleri yeniden kurulmalıdır. Mevzuat yenilenmesinde öncelikli hedef, tarımsal biyoçeşitliliğin korunması ve geliştirilmesi olmalıdır. Tohum kullanıcılarına yerel koşullara en uygun tohumlar dahil olmak üzere daha fazla çeşit arasından tercih yapma imkanı sunulması, münavebe (dönüşüm) ekinleri gibi uygun tarımsal uygulamalarla birlikte, pestisitlere bağımlılığı ve gübre ve su ihtiyacını azaltacaktır. Bu da toprak ve su kirliliğini azaltarak daha sürdürülebilir ve çeşitliliği artmış bir tarıma katkıda bulunarak ayrıca yabani bitki, hayvan ve mikoorganizmaların çeşitliliğini geliştirecektir.

Çiftliklerde kültür bitkilerinin biyoçeşitliliğinin teşvik edilmesi yetiştirilen gıda ve yem bitki çeşidi sayısını arttıracak, tercih, renk ve lezzeti geliştirerek gıda kalitesine katkıda bulunacaktır. Komisyon’un “Seçenekler ve Analizler” raporunda da belirtildiği gibi çeşit yönünden daha fazla seçenek talebi her geçen gün büyümektedir: “Çevrenin korunması daha önemli hale gelmiş ve organik ekinler gibi belirli bazı piyasaların piyasa payı artmaktadır”. (1)

Ancak bugün, küresel tohum piyasasının %74’ü 10 çokuluslu şirketin kontrolü altındadır (2) ve tekelleşme süreci hala devam etmektedir. Bu şirketlerin bir çoğu genetik olarak daraltılmış çeşitler ve kendinden üretilemeyen tohumlar sunmakta, bu da bir taraftan çiftçiler ve tüketiciler için endişe verici bir bağımlılık durumuna, diğer taraftan zararlılara karşı dayanıklılığın azalması gibi genetik yeknesaklıkla ilgili ekolojik risklere yol açmaktadır. 

AB T&ÜM mevzuatında piyasaya daha kolay erişime izin verecek şekilde daha az kısıtlayıcı koşullar sunan bir değişiklik yapılması sağlayıcı ayısını arttıracak ve sektördeki KOBİ sayısını dengeleyerek dolaylı yoldan biyoçeşitliliği ve kırsal istihdama katkı sağlayacaktır.

Çevre ve biyoçeşitlilik konularında çalışan örgütler olarak, küçük ve organik üreticiler, perakendiciler, çiftçiler, bahçevanlar, tohum saklayıcılar, tüketici kooperatifleri ve tüketicilerin içinde yer aldığı sivil toplumu temsilen, çevre ve tüketici dostu bir T&ÜM mevzuatını oluşturmanızı davet ediyoruz. Böyle bir mevzuat Avrupa tarımında çeşitliliği ve sürdürülebilirliği arttırmak ve tüketici taleplerine daha iyi cevap verebilmek için, daha az homojen, genetik olarak daha geniş ve ekildiği yerlere daha iyi uyum sağlamış çeşitlerin pazarlanmasına izin vermeli ve eski, nadir ve çiftçi çeşitlerin pazarlanması ve takas edilmesi önündeki engelleri kaldırmalıdır.

Tüketicinin güvenliği ve bitki sağlığı için önlemler, şeffaflığa dayanan net hükümler ile sağlanabilir. Bunun ötesindeki piyasa-öncesi düzenlemeleri sadece biyoçeşitlilik ve gıda tüketicileri üzerinde yukarıda sözü edilen olumsuz etkilere yol açmakla kalmayıp gıda ve bitki sağlığı yasaları arasında da çakışmalara ve karmaşaya neden olacaktır.

Tüm bu sebepler dolayısıyla, Tohumluk ve Üretim Materyalinin Pazarlanması mevzuatında yapılacak değişiklikler tüketiciye ve çevreye daha dost kurallara meyilli olarak yeniden dengelemeli; eski, nadir ve köy çeşitlerinin tohumdan tekrar kullanımı, takası ve satışına izin vererek tarımsal çeşitliliğin arttırılmasını desteklemelidir. Bu hedeflere ulaşılması için somut önerilerimiz bulunmaktadır ve bu fikirleri önümüzdeki haftalar ve aylarda sizinle tartışmaya hazırız.


(1) Avrupa Komisyonu: Avrupa Birliği tohumluk ve üretim materyali pazarlama mevzuatında değişiklik opsyonları ve senaryo seçenekleri analizleri ” – Madde 2.2: Sürdürülebilirlik konusunu güçlendirmekiçin hareket etme imkanları.
(2) ETC Grubu Raporu “Yeşil Ekonomiyi Kim Kontrol Edecek”, 15 Aralık 2011

Saygılarımızla,

●      Arche Noah

●      APRODEV

●      ARC2020

●      Birdlife Europe

●      EEB European Environmental Bureau

●      Euro Coop

●      European Coordination Via Campesina

●      European Professional Beekeepers Association

●      Grain

●      IFOAM International Federation for Organic Agriculture Movements EU Group

●      Slow Food Foundation for Biodiversity

Cem Birder’in notu:

Mektupta, endüstriyel tohum tekelciliği eleştirilirken, köylü tarımına temas edilmemiş. “Organik” denmiş, halbuki “doğa dostu” denmeliydi. Zira “organik” yapmakla her zaman doğa dostu neticeler otomatik elde edilemeyebilir (bkz: endüstriyel organik yapılar); veya doğa dostu tarım organik sertifikalı olmayabilir. Köylü çeşitlerinin emekçisi olan “köylü” de yerel tohum yaşatma çabasının bir parçası olmalı (hep öyle olmadı mı?). AB köylü nüfusunu yok ederken, KOBİ’ler veya permakültürcüler veya organikçilerle mi yaşayacak yakın gelecekte yerel tohumlar? Yerel tohum mevzuatı ve köylülük mevzuatı el ele olmalı. Şirketleşme veya hobistlik ekseninde odaklaşan diğer tüm çabalar bence hikaye kalır.

Önerim, verilecek imzaya şerh düşmek ve ilgili birimlere aşağıdaki gibi bir yazı göndermektir:

“Eski, nadir ve köylü (atalık) çeşit tohumların korunması ve bugüne taşınmasında,  köylülük ve köylü tarımı KOBİ çözümüne kıyasla  çok daha uzun bir geçmişi barındırmıştır; gelecekte de yerel tohumlara olan sevgi ve bağlılığının aynı derecede güçlü olacağına inanıyoruz. Biyoçeşitlilik anlamında yerel tohum çeşitliliği ve bu hassasiyetin sürdürülebilirliği için toplumsal doku içinde köylü nüfusun korunması ve saygınlığı sosyal ve politik bir strateji olmalıdır. Ayrıca hedef tarım tanımının “doğa dostu tarım” olarak düzeltilmesi gerekir. Zira bu tanım, endüstrileşme riski altında olan organik tarımın tanım ve felsefesinde kaybolan değeri yerel tohumlar leyhine hatırlatmakla kalmaz, farklı bölgelerde, toplumlarda veya topluluklarda orta ve küçük boy ölçeğinde yapılan tarımın doğaya, biyoçeşitliliğe ve yerel tohumlara katkı verebilmesini teşvik eder.

“In conserving and keeping of “old, rare and farmers´ variety” seeds, small farmers have experienced a much longer history than SME’s; thus, we believe that peasants’ love and consideration for the future will be as strong as before. In order to sustain the biodiversity, we must preserve the rural population and keep it respectful in social and political strategies. Also, naming  the target agriculture model as “nature-friendly”  will serve not only to remind us the meaning and philosophy of “old, rare and farmers´ varieties that are under the risk of currently industrialized organic agriculture, but will also encourage the small and mid-size agriculture in any geography that support the nature, biodiversity and local seeds.”

Eğer konuyla ilgili benzer veya farklı bir görüşünüz varsa, aşağıdaki bilgiler üzerinden iletişim kurabilirsiniz:

e-posta: openletter@seedforall.org

Verein ARCHE NOAH
Obere Straße 40, 3553 Schiltern, AUSTRIA
ZVR: 907994719

Brüksek ofisi:
Rue de Londres, 17 – 1050 BRUXELLES
Tel: +32 2 347 09 11

Brüksel ofisine görüşlerimizi içeren yukardaki metni yazdık. Aldığımız yanıtı paylaşmak isterim:

Dear Cem Birder,

Thank you for your email and for your remarks. I am happy to say that we totaly agree with what you say and that we might use you remarks in further discussions.

I wish you all the best,

Pierre

 

 

About cem

Çiftçi ve köylü adayı.
Bu yazı Yerel Tohumlar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yerel Tohumlar için Doğru Mevzuat Talebi ve Biyoçeşitlilik için 1 cevap

  1. aysun the sütçü dedi ki:

    Sayın Birder çok güzel ifade etmişsiniz;size çok katılıyorum!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s