Kırsal Yaşam içinde Projelendirme Sorunsalı

(Eylül 2014 – A’dan Z’ye Dergisi için Cem Birder tarafından yazılmıştır.)

Nalan Erdem’in bebeği 14 aylık. Eşi ve kendisi öğretmen. Doğup büyüdükleri kasabadan Istanbul’a tayinleri birkaç yıl önce çıkmış. Bebekleri ve bundan sonraki yaşamlarında kendileri için “doğal ve dengeli beslenme” konusunu bilimsel yayınlardan ve çevrelerinde kendileri gibi düşünen insanlardan takip ediyorlar. İyi beslenme alanında organik ifadelerin çoğu zaman içinin boşaltıldığına tanık olsalar da, gerçekliğini günlük yaşamlarına katmak konusunda kararlı görünüyorlar. Süpermarketlerden vazgeçeli uzun süre olmuş ama diğer yandan, tercih ettikleri ürünleri satan butik dükkanlarda “acaba kandırılıyor muyuz?” sorusunu sormadan edemiyorlar.

Hem doğru gıda için kararlı olmak, hem de kandırılma endişesinden kurtulamamak… Bu bir ikilem değilse de, küresel etkiler altında ezilen toplumları derinden ilgilendiren kritik bir problemin yorucu duygusu olarak, her birimizin üzerine çöküyor.

2014’ün Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Aile Çiftçiliği yılı ilan edilmesinde, “yerellik” vurgusu içeren sebeplerin yanısıra, sağlıklı ve lezzetli gıdaların sürdürülebilirliğine katkı sağlamak öncelik taşıyor. Gıda zincirinin ilk halkasında tohum, toprak, su ve hava var. Hemen yanı başında ise bu gücü gıdaya dönüştüren insanlar… BM’in kritik kararında başrol aile işletmelerine veya bir başka deyişle küçük çiftçilere bırakıldığına göre, bu kitlenin devamlılığı konusunda riskleri ve bununla birlikte sürdürülen projelerin olası sorunlarını irdelemek de önemli.

Gerek kırsal yaşam coğrafyasında uzun süredir erozyona maruz kalan geleneksel ve yerel kıymetler için, gerek Nalan Erdem ve eşi gibi gerçek gıda peşinde avcılık yapan aileler için, müşterek çözüm kırsalın temiz, adil ve mutlu koşullarda devamlılığı. Köy ve köylülüğün yarınlarında “iyi niyetli dış müdahalelerin” olası doğru ve yanlışları neler olabilir?

Klasik Projelendirme vs Atonal Projelendirme

Projelendirme kavramının yoğun olarak kullanıldığı sektörlerin başında inşaatçılık gelir. Zemin etütleri, hafriyat, temel ve kaba inşaat, izolasyon, mekanik-elektrik-su-ısıtma/soğutma tesisatlandırma, ince işler, dekorasyon vb kategorilerinde binlerce iş tanımı… Her biri süre (örneğin, zemin kat ince sıva işleri= 4 gün) ve kaynak bilgisi (örneğin, 400 kg kireç, 4 işçi, 1 usta) ile ilişkilendirilen bir bina projesi; statik karakterde, çerçevesi çok iyi tanımlanabilir işlerin oluşturduğu bir yumak. Bu tip projelerde yer alan insan sadece işgücü fonksiyonu taşıyor.

Atonal proje olarak adlandırabileceğimiz çalışmalarda ise insanın kategorik olarak değil, bireyler olarak projenin ana hatlarında biçimlenen, biçimlenmesi muhtemel bir kavram olarak öne çıktığını fark ediyoruz. Örneğin bir kırsal kalkınma projesinde tarıma elverişli olmayan arazilerin organik tarıma kazandırılması gibi bir başlık altında hedeflenen ürün deseni, üretim yöntemleri ve dış girdiler kadar bölge insanının karakter özellikleriyle, ilgili alan üzerinde göstereceği performansın verimi, coğrafi biyolojik kapasite ve sosyal-kültürel değerler arasındaki uyum ile doğrudan ilişkili. Diğer bir ifade ile, projenin sürdürülebilirliğinde insanın tavrı en az tohum, toprak veya su kadar belirleyici. Bu gibi bir projenin klasik anlayış yerine, atonal bir anlayışta biçimlenme gerekçesi ise hedef, süre, bütçe, kaynak ve işlerin birbirleri olan ilişkilerinde yer alan tüm parametrelerde statik ve birbiri ile uyumlu (tonal) kurallar yerine atonal (uyumlanma kuralları ön görülemeyen) bir yapı özelliği taşıması.

Atonal Projelendirme

Masa başında sıkı sıkıya belirlenmiş klasik ve iddialı projelere karşın Atonal Projelendirme içinde kritik unsurlar şöyle sıralanabilir:

  1. Sınırsız boyut (sosyal, ekonomik, ekolojik, zaman, aşk ve diğer ölçütlerde)
  2. Şekilsiz olanı kavramak
  3. Akışta olmak

Elbet hayal edilen bir hedef ve bütçe önerilir yola çıkarken. Ancak içinde, merkeze çok yakın bir yerde insanın (bu insanlar görev adamı değil, özgür bireyler) yer aldığı projelerde, sınırları dümdüz çizilmiş ülkelerin kaderinden öte, yaşam gerçeğinin 2 veya 3 boyutlu grafiklerle anlatılmasının mümkün olamayacağı aşikâr.

koy_hayir-01

Sınırsız Boyut

Yazılımcıların “bulut sistemler”adını verdiği yaklaşımda birbirine bağlanmış birçok sunucu ve veri depolama ünitesi birlikte çalışır, ancak kullanıcılar faydalandıkları bu ağ yapı detaylarından haberdar değildirler. Atonal projelendirme, bulut sistemler gibi, etkisi altında kalınan alan kadar yarattığı gücü de geniş ve sınırsız olarak algılar. Öne çıkan 5 unsur şunlardır:

1- Sosyal etki: Proje içinde yer alan insanlar tam-benzer değildir; her biri daha özenle anlaşılması gereken bireylerdir. Böylelikle, kültürel değerlerle zenginleşerek, proje sürecinde iki taraflı (bireyler ve projeciler arasında) bilgi akışı gerçekleşebilir. Bu akış sürecinde elde edilen veriler projenin çoğu kez yeniden tanımlanabilmesine ve yeni boyutlar kazanmasına olanak sağlar.

2- Ekonomik dürtü: Sadece paranın yazılı değeri değildir. Gelenekler, eğlenceler, masallar, yerel yemekler ekonomik dürtünün yaratıcıları arasındadır. Kültürel miras ve bu mirasın çanağında birikmiş mutluluk, parasal motivasyonu büyük ölçüde yönlendirecek kapasiteye sahiptir. Bir diğer deyişle, toprağının nimetlerini pazar tezgahında satmayı sürdüren köylü, “sen daha iyisine layıksın!” diyen büyük puntolu ahlaksızlığa çayını yudumlayarak sırtını dönebilir.

3- Ekolojik değer: İnsan toplumunu çevreleyen tüm nefes alan ve almayan varlıklar ekolojik değerleri oluşturuyor. Bu değerleri okuyabilmek ve onlardan yeni anlamlar oluşturmak potansiyel sürdürülebilirlik ve mutluluk seviyesini belirler. Ekolojinin ani sürprizlerine karşın, yıkıcı olmayan hızlı çözümler oluşturmak yaşamsal gücün gerçek birim analizi.

4- Zaman: İşler birbirleri ile ilişkilendirildiğinde, her birinin süresi de, yaşamsal bir gerçeklik temelinde birbirlerinden etkilenecektir. A102 işi B123’den sonra başladığında, B143 işinden sonra başlamasına göre daha farklı bir özellik sergileyebilir. Yaşam dinamiktir; çiçeğin Yaz yağmurundan sonra güneşi görüp birden bire açması gibidir bireylerle nefes alan A102 işinin göstereceği gerçeklik ve zaman performansı.

5- Aşk: Yaşam denen fanus içinde her anda ve her yerdedir. Proje içinden çıkarılamaz, yok sayılamaz. Aksine varlığının kattığı güç, – tüm kuralsızlığına rağmen -, bir atonal projenin, klasik bir projeden neden çok daha güçlü (ve inandırıcı) olduğunun sebebidir.

Şekilsiz olanı Kavramak

Eğer biri veya Tanrı bize yaşamı oluşturan boyutların sırlarını fısıldamış olsaydı, duygular, içgüdüler, rüyalar ve hatta ruhlarımız hakkında formüller oluşturmak ve büyük resmi eksiksiz çizebilmemiz nispeten kolaylaşırdı. Bizler ise, bu bilmeceyi az veya çok çözmüş gibi davranıyoruz. Ancak asıl gerçek, tüm buluşlarımıza rağmen bu bilgiye henüz sahip olamadığımızdır.

Kırsal alanda şekillenen ve dolayısıyla yaşam elementleri ile dolu bir projelendirmede başlangıç ve sonuç ilişkilerinde düz çizgiler asla gerçeğe yaklaşamıyor. Atonal proje içinde “varlığın” ortaya koyduğu belirsizlik ve şekilsiz-kuralsız (amourphous) akışın anlaşılabilmesi veya en azından hissedilebilmesi için özen ve sabır gerekiyor.

Her sabah bir diğerinden farklıdır. Zaman bizi sabah saatlerinde veya öğleden sonra daha farklı etkiliyor. Güneşin yeryüzü ile yaptığı açı farkları arıların davranışlarını belirliyor. Ağaçlarımız, toprak, hava ve su kalitesinin yanısıra arılarla birlikte onlarca farklı faktör altında büyüyorlar. Bu faktörlerin kaç tanesini, yaratacağımız Ceviz Ormanı Projesi’nde tanımlayabiliyoruz? Fikirlerine büyük saygı ile yaklaştığımız Fukuoka’nın öğretileri neden Japonya’da bile yaygın şekilde uygulanamıyor? IFOAM & FiBL (2006) verilerine göre Japonya’da sürdürülen tarım içinde organik tarımın toplam payı %1 seviyelerinin bile altında.

Yerelin gerçeği serttir. Sonuca yönelik öngörülebilirliği düşük olan hedeflerimizin akış içinde alacağı yeni şekillenmeleri çok daha yumuşak bir kabullenişe ihtiyacımız var. Yerelin özel koşullarının anlaşılması zaman alıyor. Zamanın kıvrımlarında insan ve doğa ilişkisinin tariflerle kalıplara sokulması yerine uyumun asgari koşullarını el yordamıyla bulmamız gerekiyor. Şekilsiz ancak yaşamsal bir akışa doğru gitmek için.

koy_hayir-02

Akışta Olmak

Bazen bir deredir, veya insan psikolojisi veya spiritüel bir buluşma… Akıştan bahsettiğimizde, akış içinde yer alan herşey yumuşak ve pozitif enerji yüklüdür; sakindir ve yaşama odaklanmıştır. Bu durum, akıştaki şeylerin (veya projecilik ifadesinde “işlerin”) birbirleriyle olan gözle görülmez iletişimini ve ilişkisini doğurur; hepsinin barışcıl duruşudur uzaktan farkedilen .

Akış içinde, köylülüğü (aile çiftçiliğini) ve köyü etkileyen, parametrelere birkaç örnek verelim:

– Tarımsal üretimde kalite ve verim.

– Ürün satışları (birim fiyatlar, talep, tahsilat koşulları, vb).

– İklim değişikliği (hava sıcaklarında, yağış rejiminde mevsim ortalamalarının değişimi, mevsimsel kaymalar).

– Modern tohumlar, modern ilaçlar, artan tarımsal kırılganlık, daha yüksek dış girdi ihtiyacı.

– Köy ve kent arasında sezonluk veya tek yönlü uzun vadeli göçler.

– Kırsal alanda devlet ve özel sektör projeleri (maden, HES, baraj, büyük boyutlu tarımsal veya endüstriyel yatırımlar, istimlak, vb).

– Arazi satışlarında yeni yasal düzenlemeler.

– Cazip borçlandırma politikaları.

– Kırsal alanda eğitim ve sağlık hizmetleri.

Bu tablonun yaşamsal zorlukları liste uzadıkça derinleşmekte. Akış içinde köylülüğün tüm dünyada yaşadığı sosyal – ekonomik zorluklarının aşılabilmesi için akış içinde değişken (dinamik) reçetelerin “yerel toplumun çoğulcu katılımı” ile yazılması ve bir dalga hareketinde uyumlanması gerekiyor.

Projecilerin uzaktan optimize ettiği iş takvimleri ile baskılanan hedeflerin paranın gücünde hayat bulan sonuç raporları, sonrasında hep buharlaştı, buharlaşmaya devam ediyor. Akışın içinde köylünün söz hakkının olduğu, yorumlayabileceği ve nihayetinde “bizim” diyeceği projeler yaşam buluyor; hem sevgi, hem akılcı gerçeklik temelinde…

* * *

Tanımak dokunmaktır. Nalan Erdem, dar bir sokakta rastladığı dükkanın vitrininde gördüğü tam buğday ekmeğini, elma sirkesini, petek balı ve bulguru etiketlerindeki fiyatından önce üreticisini okuyarak seçiyor. Markaların muazzam bütçeli reklam kampanyalarıyla albenisi beyinlere enjekte edilen bir dünya yerine, çiftçisinin, üreticisinin kimliğindeki sıcak duygular bizleri yarınlara taşıyacak. İçinden çıkılması zor bir karmaşanın ağırlığı yerine, basit ve anlaşılır olmak… İddiasız bir dostluk ile, kuralların, egonun ve iddialı söylemlerin sert köşelerinden sıyrılan etik ve adil bir düzen gerekiyor gerçeğe dokunabilmemiz için. Nalan Erdem’in bebeği için ve her birimizin gelecek nesillere sunacağı miras için bu samimiyet bir lüks değil. Atonal bir projelendirmenin güç kazanması için artık cetveller ve pergeller değil aracımız. Köy ve köylülüğün yaşaması için her birimizin yapabileceği çok şey var. Yeter ki süslü-bütçeli klasik projeler ve diplomalı projeciler olmasın umudumuz.

About cem

Çiftçi ve köylü adayı.
Bu yazı Umutlarımız içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kırsal Yaşam içinde Projelendirme Sorunsalı için 2 cevap

  1. Hakan T. dedi ki:

    Merhaba Abi,
    yazınız çok eğitici olmuş, tebrikler ve teşekkürler. Nalan Hanım’ın endişelerini ben de yaşıyorum. Bunu aşmak için, direkt üreticiye/köylüye ulaşmayı tercih ediyorum. Marketlerdeki organik ürünlerde, aldığım fabrikasyon lezzet, beni en yerel’i, bozulmamışı bulmaya itiyor. Yalnız, eskiden samimi ilişki kurabildiğim, ürünler üzerine konuşabildiğim üreticilere ulaşmakta zorlanıyorum. Çoğu internete açılıyor, bu da işin duygusunu azaltıyor. İçimde çok fazla toprak aşkı var, projelerim var (projeci değilim), bana eşlik edebilecek-güvenebileceğim arkadaşlarım var ama Kırsal’a gidemiyorum. Doğru zamanının gelmesini beklerken, çok uzun bir süre geçti:) Umarım başaracağım. Dedemin de, soyadımızı verirken söylediği gibi, topraktan geldik ve nasıl olsa toprağa gideceğiz…

  2. cem dedi ki:

    Hakan Bey, duygularınızı paylaşıyorum. Sistemin karşıtlığında değil, beraberliğinde yaşayacağımız dönüşüm toprakla buluşmamız açısından çok daha güçlü ve sürdürülebilir olacak. Cem Birder

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s