Kırsal Yol ve Duraklar

Kırsalın sosyoekonomik haritalarında değişim ivmesi hızlanıyor. Bunun iyi bir gelişme olduğunu söylemek zor. Zira, kırsal alan yavaşlığı, izlemeyi, görmeyi sever. Hareket sonra gelir. Ama normal zamanlarda değiliz. Üstelik deprem de buna katıldı.

Hız kritiktir. Bunu göz önünde bulundurarak, Toprak Ana projesindeki önceliklerimizi tartışmaya sunalım. Yavaşça.

Üretim Alanı
– yerel tohum, fide seçimi
– kirleticilerden uzak yer seçimi
– temiz su kaynaklarına erişim
– üretimi destekleyici bitkiler, ağaçlar ve arılar
– üretim yöntemleri için yerel reçeteler geliştirme
– üretim deneyleri
– insitu üretici – tüketici buluşmaları

Köy Mamul Ürünler Üretimi
– asgari hijyen koşulları
– yıllık üretim takvimi
– yerel üretim reçeteleri
– yerel hammaddeler ile yeni reçeteler
– mevzuat çalışmaları

sd2

Köy Evi Etkinlikleri
– Çocuklarla okuma, oyun, müzik çalışmaları
– Köy değerleri üzerine buluşmalar, seminer, toplantılar
– Sanat ve atölye etkinlikleri (film, müzik, tiyatro, vb)

Kent Buluşmaları; Gıda, Tarım, Köy, Kır hakkında konuşmalar…
– Gıda toplulukları
– Dernekler
– Üniversiteler

Satış Sisteminde Farklı Yaklaşımlar
– Perakende satışlar
– Toptan satışlar
– yerel pazarlar
– yerel marketler
– kent gıda toplulukları
– lokanta ve oteller
… için müşterilerle, bireyler ve kurumlar ile, – fiyat ve ürün kalitesi ötesinde, ortak değerler oluşturmak.

ta-insanlar-meeting

Kırsalda tarım dışında, gelişen başka sektörler var.

  • Turizm. İvmeyi çılgınca yükselten, heyecan verici, baş döndüren ‘mucize’. Rant kapılarını sonuna dek açarken, yukarıda önerilen değerleri bir çırpıda silebilen buluş. Peki, sürdürülebilir mi? Kültürel mirası korur mu? Yaşamsal mı? Belki, önerilen değerlere entegre edilebilir mi? Bu denge nasıl sağlanır?..
  • Eğitim merkezleri. Kırsala özlem duyan, dinlenmek ve huzur bulmak isteyen kent insanı için güzel fırsatlar. Farklı konular revaçta: yoga, nefes, permakültür, ekolojik mimari, felsefe, müzik… ‘Eğitime karşı mısınız?’ diye sorabilirsiniz. Elbette  hayır. Ancak bir şey var dikkatimizi çeken: bu çalışmaların katılım bedelleri kırsal toplumun (çoğu kez) katılımına izin vermiyor. Ve ne yazık ki, kırsalda, kırsalın asıl sahiplerinin ‘bilgisi’ katılmıyor bu eğitimlere. Eğer kırsal bir fırsat ise, eğer kırsal bir hedef ise, nasıl olur da kent insanı verdiği eğitimde köylüyü ve köylülük değerlerini fark etmiyor. Neden bu dönüşüm çabasına onu ortak etmiyor?

Diğer paragraflarımızın yanında, keşke, turizm ve eğitim başlığını da yumuşak bir yavaşlık içinde katabilsek kırsalın özüne; veya kendi kırsalımızın özünü turizm ve eğitim programlarına, kimseyi unutmadan… Biraz masal, biraz şiir.

Reklamlar

2 Comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s